Pasif Voys

Pasif Voys

“Bir yardımcı olabilir misin abisi? İki gün sonra İngilizce sınavı var, takıldığı yerleri sana soracak müsaitsen. En çok da pasif foysta… Ne oğlum? Hah, pasif voysta kafası karışıyormuş”
“Tabii. Gelsin bir bakalım”
(Gelsin gelsin de, leş gibi bira kokuyorum be komşu teyze. Tam göbeğinde damladınız güzelim akşamın)
“Sen geç otur canım, ben hemen geliyorum” diyip banyoda yüzüne soğuk su çırpıp, alelacele gargara yapıverdi.
(Ne pasif voysu ya, bu kafayla prezınt tensi anlatamam)

Salondaki yemek masasında karşılıklı oturdular bir süre konuşmadan.
“Kaçıncı sınıfa gidiyorsun?”
“Hazırlıktayım”
Yapmacık bir heyecanla “Ooo desene önümüzdeki sene lise var. Üniversiteye hazırlık başlıyor” dedi. “Ne seçeceksin?”
“İnşaat mühendisliği” diye cevap verdi çocuk, kendinden emin bir tavırla.

Cevabı alır almaz masanın üzerinden uzanıp olanca gücüyle tokatı patlattı çocuğun suratına.
“Lan oğlum manyak mısın sen, deli mi s**ti lan seni?! İşletme seç, kamu seç, iktisat seç, bok mu var lan inşaatta?”

Çocuk, apansız yediği tokattan mı, yoksa karşısında bir saniyede canavara dönüşen bu sakin görünüşlü komşusundan ürktüğünden midir bilinmez, gözleri yaşlı, bakakaldı masadaki İngilizce kitabına.

Pişmanlık kokan birkaç saniyelik bir sessizlikten sonra
“Kusura bakma ya, kafam biraz iyi de… Sizinkilere anlatma, ben de sana bütün dönem İngilizce öğretirim bedavaya. Tamam mı? Bak istersen bira da içebilirsin burada, ha, olur mu? Hadi ağlama” dedi.

Belli belirsiz bir şeyler mırıldandı çocuk, gözleri hala İngilizce kitabında takılı.

“Tamam anlaştık o zaman. Neyse, sen pasif voysta neyi anlamıyorsun onu söyle bakalım?” diye sordu hiçbir şey olmamış gibi bir tavırla, ama çocuğun kendine gelmesine daha zaman vardı; biliyordu. Cevabı beklemeden babacan bir ses tonuyla yalvarırcasına sordu:

“Ya inşaatı seçme lütfen, olur mu?”

Leave a Reply

%d